HOŞGELDİNİZ
14/6/2007 - 43 YILDIR SORULMAYAN SORU!
"AB icin referandum yapilsin." Madem millet icin AB'ye
girmek istiyorsunuz. .. Yetti artik, emrivaki... Millete sorun. İstiyor mu,
istemiyor mu?
Cunku benim bildigim, AB'nin bir numarali kriteri,
millet ne istiyorsa, onu yapmak... Aksini degil. Bu nedenle onlar kendi
milletlerine sordu... İsteyen girdi, istemeyen girmedi. Mesela, Norvec...
Secilmis bir hukumet vardi iktidarda. Yani milletten "yetki" almisti. Ama buna
ragmen, referandum yapti. "Hayir" dedi millet... Girmediler. Bir zarar
gorduklerini de, gormedim.
Peki ya biz? İlk basvuru, 1959'da. Menderes...
Rahmetli... Kimseye basvurdu mu, "basvuralim mi, basvurmayalim mi" diye?
Basvurmadi. Basvurmadan basvurdu... Sonra? Hatirlayin... Demirel, Ecevit, Ozal,
Yilmaz, Ciller... Hepsi birer defa girdi AB'ye... Hepsi, ayri ayri kutlama yapti
AB'ye girdigimiz icin. E bakti ki millet, bir yere girdigimiz falan yok...
"N'oluyor" demeye kalmadi... Tayyip Erdogan iki defa
daha girdi. Patlattigimiz havai fisegin haddi hesabi yok, AB'ye girdigimiz icin.
En fazla defa biz girdik! Ama hâlâ disardayiz. Hatta, disarda bi tek biz variz.
Bu arada bize giren girene...
Ve iste bugunku soru... Siyasilere degil, size. Herkes
kendine soracak. Herkes kendine verecek
cevabi...
1963 Ankara Anlasmasi'ni milat kabul edersek... Dile
kolay, 43 yildir...Ekonomiden hukuka, tarladan gokyuzune, akliniza gelen
gelmeyen her konuda "AB'ye uyum icin" yasa cikardik. Hayatinizda olumlu yonde ne
degisti? Size ne faydasi oldu?
Cunku soyle bir manzara var. Cikarilan AB'ye uyum
yasalari... Bolucuye yaradi. Apo'ya yaradi. Fehriye'ye yaradi. Koktendinciye
yaradi. Takiyyeciye yaradi. Diasporaya yaradi. Rum'a yaradi. Cari aciga yaradi.
Kapkacciya yaradi. Katile, ite, ugursuza yaradi.
Peki... Ayni AB'ye uyum yasalarinin... Vergisini odeyen,
karincayi incitmeden hayatini surdurmeye calisan, yargiya guvenen, devletini
seven, bayragina saygi gosteren, namuslu, yurtsever vatandasa nasil bir faydasi
oldu?
Acalim biraz... Bu nasil ortak? Siniflar sardalya kasasi
gibi... 60'sar 70'ser kisi sigisiyor cocuklarimiz. Ogretmenlerimiz, ameleden az
kazaniyor. Bu sartlarda AB'ye girmemiz mumkun mu? Degil. Peki siz hic, bugune
kadar Avrupa Birligi'nin bir defa olsun, "bu sorunu coz, cozmezsen olmaz"
dedigini duydunuz mu? Ben duymadim. Ama egitimle ilgili ne duyuyoruz hep?
"Ruhban Okulu'nu ac."
Sabahin 4'unde giriyoruz hastane kuyruguna... Kalp
ameliyatina bile 6 ay sonraya gun veriliyor... Temel insan hakkimiz yok yani!
"Al su fonlari, hastane ac" diyor mu? Demiyor... Ne diyor? "Limanlari ac."
Bayramda 104 kisi daha oldu. Her yil kucuk bir Avrupa
kenti kadar insanimiz yollarda heba oluyor. "Yollarini duzelt" demesi gerekmez
mi? Gerekir... Ama o ne diyor? "Ermenistan' a yol ac."
Resmi olarak 2.5 milyon, gayriresmi olarak 10 milyon
issiz var Turkiye'de. Fas'in Tunus'un Cezayir'in issizini aliyor. Bize duvar. Bi
tek kimi aliyor bizden? PKK'liyi. İsci suclu. Terorist
magdur.
Bolucu posteri tasiyana "dokunma" diyor. Ataturk posteri
asana "indir onu" diyor.
AB uyesi İngiltere, kendi genelkurmay baskanina gore
bile, "elalemin ulkesinde isgalci." Cit cikmiyor. Bizim asker, "kendi topraklari
uzerinde" ucak ucuruyor... Siddetli itiraz. Kinama.
El ele verip, Canakkale'den Antep'e, İzmir'den Urfa'ya,
katlettikleri Turk'un haddi hesabi yok. "Soykirimcisin" diyor. "Degilim" demek
yasak ustelik.
Kendi ulkesinin sartlarina gore kanun cikarmakla yukumlu
olan Meclis, "tercume burosu"na dondu... Trafik sucu bile islenmeyen ulkelerin
kanunlari bire bir Turkce'ye cevriliyor. Sonra ne oluyor? İt, ugursuz kol
geziyor. Namuslu vatandas korku icinde.
Farz edelim, Akmerkez'e gittiniz. Ustunuz araniyor mu?
Araniyor... Cocuklarin bile araniyor. Ama polis, suphelendigi bir kisinin ustunu
arayabiliyor mu? Arayamiyor. Neden? Cunku artik, hakim karari gerekiyor.
Akmerkez'deki guvenlik gorevlisinin hakim kararina ihtiyaci yok... Devletin
polisinin hakim kararina ihtiyaci var. Buna "AB'ye uyum" deniyor.
Tatile gideceksiniz. .. Mesela, Belcika'ya. Vize vermek
icin, tapu istiyor, banka cuzdani istiyor, gidis-donus ucak bileti istiyor,
kalacagin otelin rezervasyonunu istiyor, simdi yeni moda cikti, kulaklarini
gosteren fotograf istiyor. Ama Fehriye orada.
Hâlâ bir terslik yok mu
burada?
Cumhuriyet 83 yasinda... AB kac yasinda? "AB icin
referandum yapalim" dedik... Ali Kemaller cok kizdi. Devam o
zaman...
Temel sorun su aslinda... Yillardir diyorsun ki, "AB,
AB..." E goruyorsun ki, is boka sariyor. Simdi cikip, nasil diyeceksin.. . "Bu
is yanlismis." Nasil diyeceksin?
İnsanin, yanildigini kendisine bile itiraf etmesi
zordur. Ama yanildiklari nokta, AB degil. "Turkiye'yi adam edecek" butun
guzelliklerin, ancak ve sadece, "disardan gelebilecegini" saniyorlar. "Bizi
kurtarsa kurtarsa, yabancilar kurtarir" zannediyorlar.
Zihniyetlerinin dedeleri de, İngiliz Muhipleri
Cemiyeti'ydi. .. Amerikan mandacilariydi.
Hatta, baska versiyonlarini da yasadik, yakin
gecmiste... Hatirlayin... Sovyet'e sarilmisti cogu. Kendi devrimine dudak bukup,
elalemin devrimini alkisliyorlardi. Gorbacov cikti, pardon dedi... Harc bitti,
yapi paydos, herkes yoluna... Ayazda kalakaldilar! Savruldular. Kimi "esitlik
mesitlik" falan derken, en vahsi patrondan daha kapitalist oldu... Kimi daha
dune
kadar Allah'a bile inanmazken, takke takti
kafasina.
Nereyi tuttularsa, kurudu! "Yabancilarin"
becerebilecegine inandilar... Mustafa Kemal'in "kalici" olabilecegine
inanamadilar bir turlu. Bakar kor cunku bunlar. Gormuyorlar. Ama dunya
goruyor... Gecen yuzyildan bu yuzyila "ayakta gecmeyi basaran tek
ideoloji" O ufak tefek, sarisin adamin devrimi oldu. İlelebet payidar.
Ben de sunu goruyorum nacizane... Ve gurur duyuyorum...
Bunlar nereye sarildiysa, kurudu. Ama ozellikle lise ve universite gencligimizin
yureginde yeseriyor Kemalizm hergun... Her genc, yeni bir fidan... Kokleri
Asya'da, dallari Avrupa'da, yapraklari ABD'de Avustralya'da.
Bu genclerden cesaret alarak, soruyorum... Cumhuriyet 83
yasinda. AB kac yasinda? Milletlerin omrune bakacaksak eger... Bizim devletimiz
varken, bunlar magarada yasiyordu, magarada. Sen kime akil ogretiyorsun?
Hiyaragasi!
Asabim bozuldugu icin agzimi bozdum, kusura
bakmayin. Yılmaz Özdil
|
|
Kim ne yazmış? (15) :: Bağlantı
|
14/6/2007 - ÇUVAL OLAYININ PERDE ARKASI VE KORKUNÇ GERÇEK!!
Aşağıya kitaptan alıntısını yaptığım konuyu daha önce hiç kimse bir foruma
ya da başka bir yere yazmadı. Konu, Türkiye'de ilktir. Konuyu baştan sona okuyunca dehşetler içinde kalacaksınız. Alıntı yaptığım kitap: AKP İntihara Gidiyor Yazar: Ahmet AKGÜL Basım: İstanbul 2007 Alıntı yapılan sayfalar: 278, 279 Kitabın yazarı Ahmet Akgül kimdir? (Kendi anlatımı ile.) 1949 doğumlu, inşaat ustası ve marangoz derviş Hacı Behzat Efendinin oğlu. Küçük yaşlardan itibaren Kuran-ı Kerimi, tecvidi, Osmanlıca mızraklı ilmihali ve diğer temel dini bilgileri Hacı Dursun Efendi'den öğrenmiştir. Şu anda Medine'de hocalık yapan Hafız Mustafa Albayrak' tan Kuran dersleri almıştır. Gülüşkür' de kaldığı 7 yıl boyunca bir nevi inziva hayatı yaşamış, Risale-i Nur üzerine o dönemler yoğunlaşmıştır. 1977 yılında hizmet ehli arkadaşlarının isteği ile Akıncılar teşkilatını yeniden kurmak üzere Elazığ' a taşınmıştır. 1995 RP Adana milletvekili adayı olarak seçimlere katılmış, iki sene sonra da emekliye ayrılmıştır. Araştırmacı Yazar, Düşünür ve Siyaset Bilimci Ahmet Akgül, Milli Görüşün temel taşlarından birisidir. Ahmet Akgül' ün ''AKP İntihara Gidiyor'' kitabının 278 ve 279. sayfalarında yazanlar. Değiştirmeksizin, aynen veriyorum: İŞTE BİR AKP Lİ DANIŞMANIN İTİRAFLARI Kuzey Irak'ta, askerlerimizin başına çuval geçirmelerini ve Genel Kurmayı zor duruma düşürmelerini, Amerikalılara biz söyledik. AKP' yi kuranların ve kurduranların, özellikle Tayyip Erdoğan' ın özel bir önem verdiği danışmanlarından ve operatörlerinden biri ile yemekte karşılaştık. Tam bir panik havasındaydı. ''Hayrola işleriniz iyi gitmiyor galiba!'' dedim. AKP li Danışman: "Tezkere krizinde oldu ne olduysa, büyü o zaman bozuldu, beklediğimiz sonuç çıkmadı, sonrasını zaten biliyorsunuz. AA: "Katılmıyorum, Edelman' ın YSK ya ziyareti, Londra, Washington, New York, Dubai ve bazı şehirlerde daha AKP kurulmadan önce verilen sözler sonunuzu hazırladı. Devleti tanımadan, Anayasal organlardan ve milletten gerçek anlamda bir olur almadan küreyi yerinden oynatacak kararları alabileceğinizi sanmak çocukçaydı. Bu durum AKP yi bitirdi." AKK li Danışman: "Hayır, bizi Özkök Paşa ve Paşalar bitirdi. Tezkere krizinde ne yapacağımızı bilemedik. Sorduk ne yapılmalı diye;''İktidar sizsiniz, karar almak sizin işiniz, biz kararı uygularız''dediler. AA: "Ama zaten siz orduya sormadan informel olarak her türlü garantiyi vermiştiniz. Asıl hata o değil mi? " AKP li Danışman: "Tamam her türlü garantiyi ve tavizi verdik ama ABD' nin Doğu ve Güneydoğuya tam yerleşeceğini bilmiyorduk. Yani, ABD ve İngiltere Türkiye yi işgal edeceklerdi, paniğe kapıldık. " AA: "Ama ABD' lilere bu garantiyi AKP' nin kurulması aşamasında verdiniz. " AKK li Danışman: "Evet, çok yanlış yaptık. " AA: "Peki o halde Özkök Paşa nın ve Paşaların suçu ne? " AKP' li Danışman: "Onlar diyebilirlerdi ki; ''Tezkerenin çıkmasına karşıyız. ''Ancak asker kararı bize bıraktı! " AA: "Normal, demokrasilerde zaten böyle olmaz mı? " AKP' li Danışman: "Tamam da, tezkerenin faturasını sonunda AKP' ye kesti ABD' liler. Asker, ''tezkereye karşıyız'' deseydi, parti ile ABD değil, ABD ile TSK karşı karşıya gelecekti, biz yırtacaktık!" AA: "Özkök Paşa ve Paşalar size tezkere çıkarmayın demedi mi? " AKP' li Danışman: "Hayır demedi ama cesaret edemedik! " AA: "ABD, Türk askerlerinin başına çuval geçirdi ama ceza olarak." AKP' li Danışman: "Yahu o olayı hiç sorma. O Wolfowitz' in halt yemesi. Bizimkiler (AKP'liler), tezkerenin öcünü TSK dan alalım diye ona akıl vermiş!... " AA: "Yoksa sizin danışman arkadaşlarınızdan biri ve İstanbul da iki işadamı Wolfowitz' e asıl suçlu AKP değil, TSK demiş olmasın? Çünkü Amerika ya söz verdiği gibi AKP tezkereyi çıkaracaktı! TSK' yı cezalandırma teklifi, iki işadamı ve bir danışmandan gitmedi mi?" AKP' li Danışman: "Çok büyük, çok fahiş bir hata yaptık zaten Wolfowitz Türk ordusunu bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi. " AA: "Tek başına mı? " AKP' li Danışman: "Yok canım, Tayyip Erdoğan ve Gül' le paylaşıldı, onlar da olur dediler. " AA: "Yani Wolfowitz' in, ABD' nin bu çokbilmiş danışmanının ve İstanbul daki iki işadamının Türk ordusunu cezalandırma önerisine Tayyip Erdoğan ve Gül ya da Eş Genel Başkanlar Evet mi dedi? " AKP' li Danışman: "Maalesef öyle!... Tayyip ile Gül' ün gezileri bu plana göre ayarlandı. O gün Tayyip Erdoğan Rize' de, Gül' de Kayseri' de olacaktı. Çok ters bir şey olursa ikisi ABD' liler tarafından alınacaktı. Bu planı Wolfowitz hazırlamıştı. " AA: "Ne tür bir terslik bekliyordunuz? " AKP' li Danışman: "Tayyip Erdoğan ve Gül' e yönelik askeri bir hareket olabilir diye düşündük. " AA: "Yani AKP üst yönetimi, AKP' nin yıldız danışmanı ve İstanbul' daki iki işadamı Türk askerlerinin başına çuval geçirileceğini biliyor muydu? " AKP' li Danışman: "Evet, Yanılmıyorsam bir de emekli bir Paşa biliyordu. " AA: "Hiçbir kimse çıkıp da Tayyip ve Gül'e bunun sonuçlarının çok ağır olabileceğine ilişkin görüş bildirmedi mi? " AKP' li Danışman: "Tezkerenin mecliste reddedilmesine çok kızmıştık. ABD Savunma Bakanı arkamızdaydı. Kendimizi çok güçlü hissediyorduk! " AA: "Ordunun sessiz kalacağını mı düşündünüz? " AKP' li Danışman: "Biz değil, Wolfowitz öyle düşündü. Türk askerlerinin başına çuval geçirilince, Genel Kurmay Başkanı Özkök ve diğer Kuvvet Komutanı Paşaların, o günkü harekatın nöbetçisi Büyükanıt' ın istifa edip emekli olacaklarını öngörmüştük. Eğer o gün paşalar istifa etseydi, bizim Genel Kurmay Başkanımız hazırdı!".............................................
|
|
Kim ne yazmış? (2) :: Bağlantı
|
1/6/2007 - ASELSANIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ!
ASELSAN'DAKİ SIR ÇÖZÜLDÜ ( 3 intiharın sırrı) Bundan bir kaç yıl öncesine kadar F-16 üretim merkezi TAI de uçakların dost-düşman tanımlamasını yapan elektronik sistemi, bir tane dahi Türk mühendisin bile giremediği bir bölümde üretiliyordu. Bu sistem Türk F-16 sının bir uçak ile karşılaştığında karşıdakinin dost mu düşman mı olduğunu pilota iletiyordu. Yalnız burada bir sorun vardı.Bir Türk F-16 sı stratejik kadim dostlarımızdan (!) ABD, İngiliz veya Yunan uçaklarından biri ile karşılaştığında onları DOST görüyordu. Bu da bir savaş halinde Bu kadim dostlarımızın (!) bizi sinek avlar gibi avlayabilmesi anlamını taşıyordu.ASELSAN mühendisleri 6 ay gibi kısa bir sürede ABD tarafından bize güdülen bu uçak tanıma sisteminin hakimiyetini lehimize çevirmeyi başardı. ABD'nin yıllarca çalışarak kurduğu tezgah, dahi Türk mühendisleri tarafından kısa bir zamanda bertaraf edilmişti. Peki dahi mühendislerimiz şimdi ne ile uğraşıyorlardı?Kadim dostumuz (!) ABD, sadece uçak tanıma sistemini elinde tutma kozunu elinde bulundurmuyordu. Bundan daha vahim ve önemli bir kozu var:ABD, herhangi bir savaş veya askeri operasyon sırasında ABD tarafından satılmış veya modernize edilmiş elektronik sisteme sahip uçak,helikopter,tank, zırhlı birlikler, izleme sistemleri gibi hayati araçları UYDUSUNDAN VERDİĞİ BİR EMİR İLE SAF DIŞI BIRAKABİLİYOR. Yani, kendi yaptığı bu elektronik sistemler istendiği anda uzaktan kumanda misali uydulardan kontrol edilebiliyor. Bu Türk Ordusunun savaş başlamadan yenilgisi anlamına geliyor. İşte 3 dahi mühendisin katlinin nedeni :ASELSAN mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin MİLLİLEŞTİRİLMESİ konusundaki başarısından sonra,benzer bir başarıyı bu ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması, uydu müdahalesini bertaraf edecek yeni elektronik sistemlerin geliştirilerek silahlı gücümüzün MİLLİLEŞTİRİLMESİ için çalışıyorlardı. Bunlardan 3 gencimiz kadim dostumuz (!) tarafından ŞEHİT edildi. Dostumuz bu sistemi EŞREF BİTLİS PAŞA'NIN ŞEHİT EDİLMESİNDE DE içinde bulunduğu Helikopterde Kullanmıştı. Uyumaya devam etmek isteyenler, UYUMAYA DEVAM EDİN! Tarih: 7 Ağustos 2006 Yer: Pursaklar-Ayancık Yolu(Ankara) Aselsan'da çok önemli Projolere imza atan 31 yaşındaki makine mühendisi Hüseyin Başbilen bir aracın içinde ölü bulunuyor. ODTÜ mezunu mühendisin sol el bileğinde ve boynunda kesik izleri var. Otopsi sonucu "intihar etmiştir" deniliyor. Tarih: 16 Ocak 2007 Yer: Gölbaşı(Ankara) Aselsan'da çalışan ODTÜ mezunu elektrik mühendisi 30 yaşındaki Ali Ünsem Ünal aracının içinde tabancayla İntihar ediyor.3 yıldır Aselsan'da çalışan mühendis ölüyor. Tarih: 26 Ocak 2007 Yer: Batıkent(Ankara) 26 yaşındaki ODTÜ mezunu elektrik mühendisi Evrim Yançeken evinde İntihar ediyor. 2 yıldır ASELSAN'da görev yapan 26 yaşındaki Evrim Yançeken, 7. kattaki evinin pencerisinden atlıyor. Genç mühendis ölüyor.Yüksek lisans yapan genç mühendisin, uzun süredir tez için çalıştığı ve bu nedenle psikolojisinin bozulduğu iddia edildi. Bir de intihar notu bırakmış: "Artık dayanamıyorum. Psikolojim çok bozuldu. Yüksek lisans tezimle ilgili büyük sıkıntılar yaşıyorum. İntiharımdan kimse sorumlu değil. Ailemin üzülmesini istemiyorum. 7 Ağustos'taki ilk intiharda şüpheler vardı. Mühendis Hüseyin Başbilen'in vücudundaki kesikler için "kendi yaptı" dendi.Gölbaşı'ndaki 2. intihar da mühendis Ali Ünsem Ünal,aracının içinde başından vurulmuş bulundu. "İntihar etti" dendi.Batıkent'teki 3. intiharda ise Evrim Yançeken intihar notunu yazıp 7.kattan kendini attı. Dikkat ederseniz 3 ölüm de farklı biçimde gerçekleşiyor. 3 farklı intihar metodunu uyguluyor mühendisler. İntiharlar son 6 aya sıkışmış. İlginç.Aselsan, TSK'nın dışa bağımlılığını azaltmak için kurulmuş bir şirket. En önemli özelliği aviyonik bakımından bunu büyük ölçüde başarmış olması. Bu aviyonik meselesi çok önemli. 650 milyon dolara F-16'larımızı ABD modernize edecek ya, işte o uçaklarda bizimkilerin yapamadığı tek şey aviyonik sistemler. Dışa bağımlılık o yüzden. Türkiye'nin en parlak üniversitesinden mezun olmuş 3 parlak mühendis. Türkiye'nin en parlak kuruluşlarından birinde iş buluyorlar. Türkiye standartlarına göre hayli iyi maaş alıyorlar. Ve "yüksek lisans tezi sıkıntısı" onları intihara sürüklüyor. Yüksek lisans neden yapılır? Daha iyi maaş, daha iyi mevkii için. Adam zaten 26 yaşında bunu başarmış. Diğerleri de... Aselsan'ın internet sayfasına giriyorum,intiharlarla ilgili tek açıklama yok. Türkiye'nin en gözde kurumunun 3 mühendisi intihar ediyor,herkes sus-pus". Ölenler Aselsan'ın çalışanı değil yalnızca, Bu ülkenin yetiştirdiği beyinler, Olay sadece "ruhsal sıkıntı" ise, ilk intiharın ardından çalışanlarına yönelik tedbir almayan Aselsan yönetimi yine kusurlu sayılır. Türkiye'nin en gözde mühendisleri bu ölümleri görünce Aselsan'da çalışmak ister mi? Kurum, adeta içine kapanarak kendi bacağına kurşun sıkmış olmuyor mu? Yanıtı gizlidir ama yine soralım: Bu mühendisler hangi proje üzeride çalışıyorlardı? Geleceklerini garanti altına almış 3 kişinin ard arda intihar etmesini "yüksek lisans" notu açıklamaya yetmiyor.
|
|
Kim ne yazmış? (14) :: Bağlantı
|
24/5/2007 - YÖNETEMEMENİN MANZARASIDIR...!
Türkiye, Ankara'daki patlamayla bir kez daha terör gündemine
saplanırken, bundan sonra benzer olayların yaygınlaşması durumunda
nasıl bir çözüm bulunacağını kimse ortaya koyamıyor.
Saldırının ertesi günü yani 23 Mayıs 2007 itibariyle Ankara'daki manzara:
1) Hükümet PKKnın barındığı Kuzey Irak'a sınır ötesi bir operasyona
karşı. Diplomatik çözümden yana. Ama nasıl bir diplomatik çözüm
bulacağını ve bu olayları diplomasi ile nasıl önleyeceğini açıklamış
değil. AKP hükümeti iktidara geldiğinde Güneydoğuda olaylar tamamen
sona ermiş, olağanüstü hal uygulaması kaldırılmıştı. 4.5 yıllık AKP
hükümeti sona ererken Türkiye'nin gündemi yine terör!Güneydoğu'da
çatışmalar 1999 öncesine göre daha da yoğunlaşmış durumda.
2) Genelkurmaybaşkanı sınır ötesi operasyon yapılmalı diyor. Yani
hükümet ile asker ülkenin en önemli sorununun çözümü konusunda görüş
ayrılığı içinde.
3) Terörle Mücadele Koordinasyonu aracılığıyla ve olayların Kuzey Irak
boyutu nedeniyle ABD meselenin tam merkezinde. Genelkurmaybaşkanı,
teröre destek veren Avrupa ve NATO ülkeleri var diyor. Ancak öte yandan
da hükümet hem ABD ile ilişkileri daha da güçlendirmek hem de AB
sürecini devam ettirmek istiyor. Yani ABD ve AB Türkiye'nin iki ana
müttefiki kabul edilerek dış politika yürütülürken bu iki müttefik de
teröre destek veriyor.
4) İki ay sonra seçim olacak. Hiçbir parti 2 ay sonra iktidar olması
durumunda bu olayları nasıl çözeceğini bir proje olarak ortaya koymuş
değil.
SONUÇ OLARAK: Hükümet, genelkurmay farklı görüşlerde. Hükümet
ile Cumhurbaşkanının arası bozuk. Muhalefet ile iktidar arasında ilişki
yok. Dışişleri bakanı Cumhurbaşkanı olamamanın çöküntüsünü üzerinden
atmış değil..Ve ülkenin iç güvenlik birimlerinin başındaki içişleri
bakanı neredeyse hiç ortada yok. Yani halkın deyimiyle TÜRKİYE SAHİPSİZ DURUMDA...
|
|
Kim ne yazmış? (11) :: Bağlantı
|
23/5/2007 - SALDIRIYI LANETLİYORUM!!!
Ankara'da kentin işlek merkezlerinden Ulus'taki Anafartalar Çarşısı yakınlarında saat 18.45 sıralarında bir patlama oldu. Anafartalar Çarşısındaki patlamanın ardından içeriden 4 ceset çıkarıldı. Patlamanın etkisiyle çarşının giriş bölümünde hasar meydana geldi. Polis kaynakları, patlamanın otobüs duraklarının olduğu bölgede meydana geldiğini açıkladı. Çarşının giriş bölümünde çökmeye ve çevredeki binalarda hasara neden olan patlamanın ardından bölgeye ambulanslar ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından 4 kişinin cesedi çarşıdan çıkarıldı. Ekiplerin çarşıdaki çalışmaları sürüyor. Olayın ardından 17 yaralı bölgedeki hastanelere sevk edildi. Yaralılardan 6'su Ankara Hastanesinde, 10'u Numune Hastanesine ve 1'i de İbni Sina Hastanesine kaldırıldı. yaralılar arasında Pakistan uyruklu 4 kişinin de bulunduğu öğrenildi. GÖRGÜ TANIKLARI ANLATIYOR Ulus'taki patlamanın ardından, çarşıda çalışanların ve bölge esnafının yakınları bölgeye akın etti. Tam bir can pazarının yaşandığı bölgede Emniyet geniş güvenlik önlemleri alırkan çarşı tamamlen boşaltıldı. Görgü tanıkları patlamanın çok şiddetli olduğunu belirtti. Murat Uçak isimli görgü tanığı olayı şöyle anlattı: "Ben uzaktaydım. Bulunduğum yer bile sallandı. Cam kırıkları oldu her yer. İnsan parçalarının dağıldığını gördüm. Bunu yapan insan olamaz" Bir başka görgü tanığı ise "Son derece müthiş bir patlama beni 10 metre ileri fırlattı, şok geçirdik. Yerlerde belki 20, 30'dan fazla insan vardı. Henüz daha kulaklarım yerinde bile değil, sesten. Binanın içinde patladı." Şehir çarşısında esnaflık yapan Mehmet Yılmaz, AA muhabirine olay sırasında yaşadıklarını anlattı. Yılmaz, patlama sesiyle birlikte yola çıktıklarını ve sesle birlikte alev çıktığını gördüklerini söyledi. Bu sırada bir kişinin yandığına tanık olduklarını anlatan Yılmaz, kişinin üzerine kilim örterek ve suyla söndürmeye çalıştıklarını bildirdi. Patlama sırasında çarşının önündeki otobüs durağının çok kalabalık olduğunu ifade eden Yılmaz, 40'a yakın yaralıyı araçlarla hastanelere gönderdiklerini kaydetti. Yılmaz, bu sırada kopan kol ve bacaklar gördüğünü, patlama nedeniyle yer yer çöküntü olan iki mağazadan da bazı kişilerin çıkaramadıklarını bildirdi. Ugur Öztürk adındaki bir diğer görgü tanığı da patlamayla birlikte camların geniş bir çevreye yayıldığını siyah dumanlar çıktığı ifade etti. Parçalanan bir kişiyi gördüğünü anlatan Öztürk, 7-8 yaralının da çevrede bulunan esnaf ve polisler tarafından arabalara bindirildiğini kaydetti. ............... DIŞ HABERLER SERVİSİ Ankara’daki kanlı eylemin ipuçları internetteki video paylaşım sitesi Youtube’ta 15 Mayıs’ta yayınlanan bir mesajda, ortaya çıktı.
"adrenalin1981" kullanıcı adıyla Youtube’da terör örgütünün videolarını yayınlayan bir kişi, 31 Ekim 2006 tarihinden beri bölücü propaganda yapıyordu. adrenalin1981’in Youtube’daki profil sayfasında, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları, PKK bayrakları ve Atatürk’e hakaret içeren videolar da yer alıyor. Fakat en çarpıcı olan, bazı yazılarını Almanca yazan adrenalin1981’in, 15 Mayıs tarihinde kendi sayfasına bıraktığı mesaj. Mesaj aynen şöyle diyor: "Şimdi Türk devleti Güney’e bomba yollayarak Güneyli güçleri ve halkı PKK’ye karşı yeniden bir saldırı pozisyonuna getirmeye çalışıyor. Yarın benzer bombaların bir tepki olarak Ankara’nın kalbinde patlaması hiç de şaşırtmamalı." Ankara’daki patlamanın ardından internette her gün yüzbinlerce kişinin ziyaret ettiği Türk forumlarında, Youtube’da geçen hafta yayınlanan o mesaj hatırlatıldı. Birçok vatandaşın, mesajı, ihbar olarak emniyet birimleri ve Cumhuriyet Savcılıklarına ilettiği belirtildi. .............................................................. Zaman bir şey arama zamanı değil.!!!??? Şimdi eğer harekete geçmezsek, bundan sonra olacaklara hiç kimse cevap bulamayacak.!! Bu mesele dünkü mesele değil biz 40 yıldan beri mücadele ve şehit veriyoruz. Osman Pamuçkuoğlu paşa açıklamıştı, 1 askerimizin eski para ile maliyeti 11 tirilyon TL, bunu 35 binle çarpın, işte karşınıza çıkan rakamdan RANT sağlayanlar ister siyasi ister sivil, ister politik olsun bunun sonunun gelmesi şu an için imkansız gibi görürnüyor. O zaman yapılacak tek şey daha iyi mücadele için çok çok iyi organize edilmiş bir istihparat teşkilatı ile mücadelenin boyutlarını Uluslar arası zeminde sert açıklamalar yaparak, destek sağlayan Ülkeleri resmen Lanse etmek.... GÖRÜYORSUNUZ...İÇ İŞLERİ BAKANI NEREDE? BU ÜLKEDE MİT NE İŞ YAPAR BİRİLERİ BANA SÖYLESİN!!!? BİR SÜRÜ İHBAR YAPILMASINA RAĞMEN GEREKLİ ÖNLEMLER NEDEN ALINMADI??? ABD BÜYÜKELÇİSİNİN OLAYIN HEMEN ARDINDAN AÇIKLAMA YAPMASI ÇOK İLGİNÇ. BU ÜLKEDE BAŞKA ÜLKENİN BÜYÜKELÇİLERİ YOK MU? NEDEN BU TÜR OLAYLARDA SÜREKLİ ABD BÜYÜKELÇİSİ YIRTIK DONDAN ÇIKAR GİBİ ORTAYA ÇIKIYOR? OLAYI YAPANLARI LANETLİYORUM BU ÜLKEYİ KİRLİ EMELLERİNE ALET ETMEK İSTEYEN DAHİLİ VE HARİCİ BEDHAHLARIDA LANETLİYORUM VE BİRAN ÖNCE ORDUNUN HAREKETE GEÇMESİNİ İSTİYORUM.ÇÜNKÜ KAŞINIYORLAR VE KAŞIMA ZAMANI GELDİDE GEÇİYOR BİLE. KAFALARDA BİNLERCE SORU İŞARETLERİYLE BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ BU OLAYDA YAKINLARINI KAYBEDENLERE ALLAHTAN RAHMET YARALILARA DA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM.
|
|
Kim ne yazmış? (8) :: Bağlantı
|
17/5/2007 - 19 MAYIS 1919 GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Mustafa
Kemal Atatürk'ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa
daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 tarihidir.
Bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde Mustafa
Kemal Atatürk'ün, 'Türk Milleti için bağımlı
yaşamaktansa ölmek daha iyidir' diyerek Samsun'a
çıkması, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin de
başlangıcı olmuştur.
Bu tarih ile birlikte Türk Milleti, kendi makus talihini
tersine döndürmeye başlayarak, esaret altında var
olunamayacağını ve kutsal vatan topraklarımızın ilelebet
işgal edilemeyeceğini tüm dünyaya haykırmıştır.
Kurtuluş Savaşı bu destanın adı, Mustafa Kemal
Atatürk'ün önderliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi
de bu destanı yaşatan milletin kalbidir.
19 Mayıs 1919'da Samsun'dan yakılan özgürlük ateşi,
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte
kısa sürede dalga dalga tüm yurda yayılmıştır. Bugünkü
mevcudiyetimizi ve özgürlüğümüzü o günlere borçluyuz.
Temelleri yine o günlerde Mustafa Kemal Atatürk
tarafından atılan "milli egemenlik" ilkesi ile
birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanarak, çarenin ancak
millette olduğu tescillenmiştir.
Bugün de vazgeçilmez güç kaynağımız millet iradesidir.
Bunun yaşatılması için hepimize ve özellikle de
Atatürk'ün 19 Mayıs'ı armağan ettiği gençlere büyük
görevler düşmektedir.
Sevgili gençler,
Binlerce şehit vererek, sıkıntı ve yokluklar içinde,
büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere
emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak ve sonsuza kadar
korumak, gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak, en
başta gelen görev ve sorumluluğunuzdur.
Yakın bir gelecekte ülke yönetiminde söz sahibi olacak
ve Türkiye Cumhuriyeti'ni omuzlarınızda
yükselteceksiniz. Ülkemizi, Büyük Önder Mustafa Kemal
Atatürk'ün gösterdiği çağdaş medeniyet seviyesine sizler
taşıyacaksınız.
Sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde
üstesinden gelinemeyecek bir sorunun bulunmadığını
unutmamamız gerekir. Birlik ve bütünlüğümüze yönelik her
türlü saldırı veya tehdit karşısında daha fazla
kenetlenerek hiç bir kimsenin, hangi amaçla ve ne
şekilde olursa olsun, huzur ve güvenliğimizi bozmasına
fırsat vermemeliyiz.
Ay yıldızlı bayrağımızın altında hepimizin bir ve bütün
olarak yaşamasına imkan sağlayan demokratik, laik ve
sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetidir. Tüm
kurumlarıyla dimdik ayakta olan devletimiz, gelen
saldırılara karşı Cumhuriyetin temel değerlerini
korumaya sonuna kadar kararlıdır. Bu durumun sonsuza
kadar devam edeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetin Kurucusu Büyük
Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve bu
vatan için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet,
minnet ve saygıyla anıyorum. Gençlerimizin bayramını
tebrik ediyor ve tüm vatandaşlarımıza selam ve
sevgilerimi iletiyorum.
CUMHURİYET MİTİNGİNE ÇAĞRI
Ülkemizin ve ulusumuzun
bölünmez bütünlüğü için,
Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti
için,
Tam bağımsız ve aydınlık bir Türkiye
için,
Cumhuriyetimizin kazanımlarına,
kurumlarına sahip çıkmak
Gericiliğe ve bölücülüğe hayır demek
için,
20 Mayıs 2007 Pazar günü saat 11.00 de Samsun, Cumhuriyet Meydanında “Cumhuriyet Miting” inde coşkuyu, birlik ve beraberliğimizi
19 Mayıs ruhunu göstermeye Tüm Samsunluları,
Karadenizlileri, Anadolu’muzu, tüm
Türkiye’yi Cumhuriyet sevdalılarını davet ediyoruz.
Samsun Sivil Toplum Örgütleri Platformu...
|
|
Kim ne yazmış? (16) :: Bağlantı
|
14/5/2007 - DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK!!!
İzmirin kalbinde gelincikler açar. Altın güneş orada sırmalar saçar. Bozulmuş iktidar yel olur, tozar. Yaşa atam sen çok yaşa Adını kirletemezler bir daha İzmirin göbeğine bomba koydular Dört milyonu korkuturuz sandılar Al bayraklarla karayı denizi sardılar Günün kutlu olsun ey güzel ana Sahip çıkıyorum vatanıma İzmirin yollarında oturdum kaldım Kaç kişiyiz sayamadım, şaştım. Cumhuriyetimi bağrıma bastım. Günün kutlu olsun ey güzel ana Sahip çıkıyorum vatanıma. Cumhuriyet bekçisiyim ben dönmem geri Sattırmam vatanımdan bir karış yeri Allahın dan utansın dinini sömüren geri Yaşa atam sen çok yaşa Sahip çıkıyorum vatanıma!!!     İŞTE BU KARELER SİZE HERŞEYİ ANLATIYOR....
DİKKAT DİKKAT!!!
22 Temmuz seçimlerinde herkesin kendi bulunduğu yerde oy atması çok önemli. Son günlerde 9-21 Mayıs tarihleri arasında muhtarlıktan ikametgahını alıp oy atacağın yazlık adresine götürmeniz söyleniyor Örneğin Bodrum'a götürdünüz. Bodrum da yazlığı olan yüzbinlerde götürdü. (Daha Marmaris, Datça,Fethiye gibi birçok yer var) Muğla ilinin çıkaracağı milletvekili sayısı sadece 3 adet. Böylece Muğla ilinde milyonlarca oy sadece 3 milletvekili için atılmış olacak.Halbuki Istanbul 70 Ankara 29 milletvekili çıkarıyor. Yazın boşalan Istanbul ve Ankara da milletvekillerinin büyük çoğunluğunu kim alacak bilin bakalım? BU TUZAĞA DÜŞMEYIN VE OYUNUZU MUTLAKA VE MUTLAKA SÜREKLI OTURDUĞUNUZ YERDE KULLANIN... LÜTFEN.. ISTERSEK ÇAĞLAYAND'A, TANDOĞAN'DA İZMİR’DE OLDUĞU GİBİ BUNU DA BAŞARABİLİRİIZ..
|
|
Kim ne yazmış? (16) :: Bağlantı
|
10/5/2007 - GİZLİ ANTLAŞMA
ABDnin BOP Görevlisi Tayyip Erdoğanın cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, başbakanlık koltuğunu işgal ettiği sırada, 3 Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakını Powell ile ;2 sayfa ve 9 maddelik gizli bir antlaşma yaptığını; gazeteci Sedat Sertoğlu na itiraf etmişti (Bkz. Vatan, 24 Mayıs 2003).
Yabancı bir devletle, hele Türkiyeyi Kuzey Iraktan tehdit eden ABD ile gizli hizmet sözleşmesi yapan Abdullah Gül, önce o 2 sayfalık gizli antlaşmanın içeriğini açıklamalıdır.
GİZLİ MUTABAKAT DOĞRULANDI
Türkiye'nin güvenliğinden sorumlu güvenilir kaynaklardan öğrendiğimize göre, 11 Türk subay ve astsubayının bir ABD bölüğü tarafından Süleymaniyede esir alınmasından sonra, AKP hükümeti ile ABD hükümetinin yetkili kıldığı üst düzey yöneticiler arasında çok gizli görüşmeler yapılmış ve ABDnin uzun süredir dayattığı mutabakat konusunda anlaşmaya varılmıştır.
ABD Büyükelçisi Pearson da, PKK/KADEK ile Türk hükümetinin bilgisi dahilinde görüşme yaptıklarını açıklayarak, Gizli Mutabakatı doğrulamıştır.
GİZLİ MUTABAKATIN İÇERİĞİ
Gizli mutabakatın içeriği özetle şöyledir :
1. Türk askeri Irak;ın kuzeyinden çekilecek: Irakın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bağlı özel kuvvetler, dört ay içinde aşamalı olarak Türkiye sınırları içine çekilecek.
2. Sınır harekâtlarına son: Türk ordusu bundan böyle hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtta bulunmayacak. PKK/KADEK;in Türkiye egemenlik alanı dışında takip ve bastırılması harekâtlarına da son verilecek.
3. PKKya askerî harekât için ABDden izin: PKK/KADEK;E karşı Türkiye devletinin egemenlik alanı içinde yapılacak askerî harekâtlar için, ABD askerî makamlarına haber ve bilgi verilecek, izin alınacak.
4. Türkiyeye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi: Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, PKK/KADEKe karşı ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD hükümeti, Kürt halkına karşı şiddet kullanıldığı ve soykırım uygulandığı; çerçevesi içinde uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askerî yaptırımları saklı tutacak.
5. ABD nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım: Türkiye, ABDnin İran;a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askerî harekâtlara, ABDnin talep etmesi halinde şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askerî birlik verecek. Türk birliklerinin üst komuta yetkisi, ABD komutanlığında olacak.
6. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim: Türk ordusunun asker sayısı ve silah kuvveti, ABD;nin uygun bulduğu sayı ve kabiliyete indirilecek, özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek, savaş uçağı sayısı sınırlanacak, bütün silah ve cephane bundan sonra ağırlıklı olarak kısa menzilli taktik savunma kavramına [Belgede konsept deniyor] göre ayarlanacak, Türkiye;de bulunan ABD ve NATO irtibat subaylarının görev alanları ve yetkileri genişletilecektir.
7. Irakın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen tanınacak: Irakın kuzeyinde kurulmuş olan ve sözümona ;Kürdistan adı verilen kukla devlet, resmen ilan edildikten sonra, Türkiye tarafından da resmen tanınacak. Türk devletinin kukla devletin kuruluşunu ;savaş nedeni; sayan Millî Güvenlik Siyaset Belgesi ve bu yöndeki politika ve kararları kaldırılacak.
8. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af: Abdullah Öcalan ve diğer dört lideri dışında bütün PKK/KADEK yönetici ve elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak.
9. PKK/KADEK yasallaştırılacak: Etnik grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak. Af yasasıyla bağlantılı olarak PKK/KADEK;e yasal siyaset düzleminde yer alma olanağı sağlanacak, hapiste veya dağda bulunan yöneticilerin siyasal mücadeleye katılmaları için gerekli hukukî ve siyasal önlemler alınacak ve uygulanacak.
10. Belediyelere özerklik: Kamu Reformu Yasası ve yeni Yerel Yönetim Yasaları hızla çıkartılarak, Türkiye'deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek.
11. Dört yılda aşamalı olarak federasyona geçiş: Türkiye, dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter devlet yapısını terkederek, federasyona geçecek.
12. Kıbrısta Denktaş devredışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak: KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Arafat modeli denen uygulamayla devre dışı bırakılarak, Kıbrıs ta Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek.
13. Ege de Yunanistan ın taleplerine esnek tutum: Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş alanı daraltılacak, sık sık ortaya çıkan it dalaşı sorunu Yunanistan rahatsız edilmeden çözülecek.
14. Ermenistan a yönelik kısıtlamaların kaldırılması: Türkiye nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak, Ermenilerin Türkiye'ye gezilerindeki bazı kısıtlamalar kaldırılacak.
yorumu sizlere bırakıyorum...
|
|
Kim ne yazmış? (18) :: Bağlantı
|
9/5/2007 - İZMİR'İN DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR!!!

Henüz bitmediii ey dostlar bitmedi bitmezde :öncülük yaptınız-bıkmadan usanmadan yorulmadan- koştunuz koşturuldunuz ve bu günün yaratıcısı oldunuz bu tümüyle bilginiz birikiminiz ve özgür düşüncenizle oluştu-kişi kurum kuruluş hiç kimseden hele bazılarının yaptığı gibi ab veya abd den asla icazet almadınız-ÜLKE VE ULUS GERÇEKLERİNDEN hareketle yolumuz ATATÜRKÜN yolu diyerek elde bayrak yürekte cesaret atıldınız ileriye-Kadın kız kızan hep bir oldunuz tek bir sesle çınlattınız batı ve batı uşaklarının kulaklarını-yüreklerine indi ve korkudan ne yaptıklarının farkında bile olmuyorlar hala-AMA daha bitmedi aşkımız sevdamız sandıkta egemen olmak ve iktidar olamakta yetmiyor-çıkarılan çivileri yerlerine daha sağlam çakmak-bozulan dengeleri yeniden oturtmak-yeniden ATATÜRK Cumhuriyetini yürürlüğe koymak gerekmekte.O NEDENLE bir anlamda yeni başladık ta denebilir-yarım bırakmamak için başarımızı yeni hamleler yapmak gerek.İŞİMİZ daha kararlı olmayı ve başarmayı gerektirmektedir.BAŞARACAĞIMIZA EMİNİM VE EMİN DE OLMALIYIZ ÇÜNKÜ ONLARDA BİLİYOR Kİ BAŞKA ÜLKELER VAR AMA BAŞKA TÜRKİYE YOK.BAŞKA YERLERDE DE YAŞATILMAYACAĞIMIZ BİLİNCİNDELER ONLARDA.İŞTE AB VE ABD BAKIŞ AÇILARI.TÜRKLER MÜSLÜMANA BOSNA DA IRAKTA REVA GÖRÜLENLERİ GÖRMEKTE ONLARDA,ONUN İÇİN BİR VE BERABER OLMALI VE CUMHURİYETİMİZİ YAŞATMALIYIZ.
CUMHURİYET MİTİNGİ'NE ÇAĞRI
14 NİSAN ANKARA TANDOĞAN'DA ÇOĞALDIK
29 NİSAN'DA ÇAĞLAYAN'DA ÇAĞLADIK
HAYDİ EGELİM. HAYDİ TÜRKİYEM
LAİK DEMOKRATİK TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN
13 MAYIS PAZAR GÜNÜ
SAAT 10.00'DA İZMİR LİMANI'NDA
SAAT 12.00'DE İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANI'NDA
YENİDEN DOĞALIM
BAYRAĞINI AL VE GEL
|
|
Kim ne yazmış? (9) :: Bağlantı
|
3/5/2007 - KİM DİNDAR KİM DEĞİL?
İŞTE İŞBİRLİKÇİLERİNİN YAPMAK İSTEDİĞİ.BUYRUN GÖZLERİNİZLE GÖRÜN.BU HARİTA ABD NİN SİLAHLI KUVVETLERİNİN AYLIK ÇIKARDIĞI DERGİDE YER ALIYOR.VE HÜKÜMET BUNA SES BİLE ÇIKARMIYOR!!!!BU TABLOYU VİCDANINIZA BIRAKIYORUM.
    

 
BU YAZIYI BAZI ARKADAŞLARIMI ZİYARET EDİP RAHATSIZ EDEN İNSANLAR İÇİN YAZIYORUM.O İNSANLAR OKUSUNLAR BUNU.OKUSUNLAR VE KENDİ VİCDANLARIYLA HESAPLAŞSINLAR!!!!
Dindarız diye bizi istemiyorlar buyurmuşlar birileri. Siz dindarsınız bizler de dinsiz, size cennetin yolları, bize de ateşten gömlek öyle mi? Peki o zaman var mısınız dindarlık nasıl olur biraz anlatalım ve söyleyin bakalım kim dindar kim değil?
Dinim der ki; Allah birdir ve ondan başka hiç kimseye tapmayacaksın. Diz çökmeyeceksiniz kulların önünde, Öpmeyeceksiniz elini Allahın çocuğu vardır diyen Papanın, Haçlı Avrupa'nın kapısının önünde Müslüman bir milletin onurunu iki paralık etmeyeceksiniz. Kafasına sarık sardı diye tapmayacaksınız Allah gibi kendiniz gibi ademoğullarına. Söyleyin bakalım kim dindar, kim değil?
Dinim der ki; çalmayacaksın garibin hakkını ve yemeyeceksin haksız yere insanların malını. Milletin alın terinden toplanan paraları, vermeyeceksiniz ballı ihaleler maskesi altında oğlunuza, damadınıza, eşinize ve dostunuza.Satmayacaksınız üç otuz paraya ata yadigarı fabrikalarımı,madenlerimi Haçlıya,Siyonist'e ve Petrol Şeyhine.Peşkeş çekmeyeceksiniz kanla alınan topraklarımı dünyanın öbür ucundan gelen, cebi dolar dolu açgözlü yağmacıya. Söyleyin bakalım kim dindar,kim değil?
Dinim der ki; Kırmayacaksın garibin gönlünü,kakmayacaksın başına verdiğin sadakayı ve güler yüzlü olacaksın en basit dilenciye, sen dünyalar fetheden bir padişah olsan bile. Kırmayacaksınız gariban köylünün anasının kalbini sizden yardım isterken. Kovmayacaksınız parası çalınan gurbetçiyi sizden aman dilerken. Alçakgönüllü olacaksınız ve bu fani dünyanın kara toprağının üzerinde yürümeyeceksiniz dağları ben yarattım edasıyla.Eğeceksiniz boynunuzu ve öpeceksiniz fakirin toz toprak bulanmış yanağından, silerken onun kanlı göz yaşını. Hor görmeyeceksiniz bu dünyanın dervişlerini ve bileceksiniz ki dervişlik olmaz sakal ve kavuk ile.Dervişlik olur gönül ve kalp ile. Söyleyin bakalım kim dindar,kim değil ?
Dinim der ki; Haksızlığın karşısında susup dilsiz şeytan olmayacaksın. Her zaman barışı seveceksin ve yumuşak başlı olacaksın tüm insanlara. Ama gerektiği zaman zalimin karşısında cesurca sarsılmaz bir dağ gibi durarak, sıyıracaksın çift dilli kılıcını kınından ve koparacaksın başını zulmün ve fitnenin.Zalimlerle aynı masaya oturmayacaksınız, onlarla müttefik olmayacak ve dünyanın her tarafını ateşe verirlerken sıkmayacaksınız o kapkara ellerini.Atmayacaksınız elinizi omuzlarına sanki kırk yıllık dostlarınızmış gibi ve gülmeyeceksiniz yüzüne Mehmetçiğin başına kara çuval geçiren zakkum ruhlu şeytan askerlerinin. Söyleyin bakalım kim dindar,kim değil ?
Dinim der ki; Tefecilik yapmayacaksın ve yığmayacaksın altını gümüşü üst üste. İnsanlar açlıktan bir deri bir kemik gezerken geçmeyeceksiniz yanlarından yeni aldığınız son model gümüş renkli Mercedesinizle. Garipler bir gömlek bile alamazken, her gün yepyeni milyarlık Avrupa takımlarla çıkmayacaksınız karşılarına. Yokken masumların içecek bir yudum çorbası, sokmayacaksınız gözlerine yeni aldığınız elli bin dolarlık saatinizi. En yakınlarınız ve gülerek poz verdikleriniz daha dün size küfür eden para babaları olurken, fakirler aklınıza sadece Ramazanın medyatik iftarlarında gelmeyecek. Daha dün faiz haramdır diye emeklinin üç kuruşluk banka hesabına laf ederken bugün dünyanın en büyük tefecileriyle,Soroslarıya kadeh kaldırmayacaksınız. Söyleyin bakalım kim dindar, kim değil ?
Dinim der ki; Allah birdir diyen herkesle kardeş olacaksın ve ayırmayacaksın insanları bu bendendir, bu da değildir diye.Yargılamayacaksınız insanları yüzlerindeki kılla ve tepelerindeki örtüyle çünkü bileceksiniz ki yargılama gücü ancak yaratanındır.Rabbin kelamını ezbere bilirim deyip de o kelamın sizler tek bir ümmetsiniz mesajını bölmeyeceksiniz yüzlerce sonradan olma tarikat ve cemaate. Sizin gibi düşünmeyen ve sizi eleştirenlere kızmayacaksınız ve tam tersine teşekkür edeceksiniz sizi uyardıkları ve ilk olarak Şeytanın savunduğu "Ben üstünüm" tuzağından sizi kurtardıkları için. Söyleyin bakalım kim dindar, kim değil?
Dinim der ki; Annene babana hürmet gösterdiğin gibi vatanını ve milletini de korumayı imandan sayacaksın.Vatanını korurken toprağa düşenlerin en üst mertebede olduğu bu dinde o şehitlere "yan gelip yatmasınlar" demeyeceksiniz. Şehit kanıyla yıkanmış toprakları üç dolara satmayacak ve vatanı bölmek isteyen katillerle"sayın" kelimesini aynı cümlede kullanmayacaksınız. Bu vatan için at sırtında ömür tüketen, her sabah duyduğunuz ezan sesinin yerini çan sesleri almasın diye başta kalpak, ayakta çizme cepheden cepheye atılanların hatırasına saygıda kusur etmeyeceksiniz.Söyleyin bakalım kim dindar,kim değil ?
Dinim der ki, hepiniz mahşer günü Allahın huzuruna çıkacaksınız ve çekileceksiniz hesaba tüm işlediklerinizden bir bir. İşte o zaman ortaya çıkacak, kim dindar, kim değil ?
|
|
Kim ne yazmış? (40) :: Bağlantı
|
|
ULUSUMA ŞUNU ÖĞÜTLERİM Kİ; BAĞRINDA YETİŞTİREREK BAŞININ ÜSTÜNE DEK ÇIKARACAĞI ADAMLARIN KANINDAKİ, VİCDANINDAKİ ÖZ MAYAYI ÇOK İYİ İNCELEMEYE DİKKAT ETMEKTEN HİÇBİR ZAMAN GERİ KALMASIN!! MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
* * * * *
|